
NEVŞEHİR(TRENDHABER)- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve MHP Nevşehir Milletvekili Prof. Dr. Filiz Kılıç, Türk Milletine dışarıdan Medeniyet, hukuk ve insan hakları masalları anlatanların asıl niyetinin bu coğrafyayı parçalayıp kendi jeopolitik hırslarına meze yapmak olduğunu belirterek; “Bu topraklar kendisine kefen biçenleri o kefene saranların yurdudur,bu vatan Albayrak uğruna bir ölüp bin dirilenlerin vatanıdır” şeklinde konuştu.
TBMM Genel Kurulunda MHP adına söz alan Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve MHP Nevşehir Milletvekili Prof. Dr. Filiz Kılıç, 30 Nisan 2026 tarihinde sona erecek ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek projesine ’ yetiştiricilerin yoğun bir katılım sağlaması dileğini ileterek başladı.
Kılıç; “ Ülkemizin gıda güvenliği ve hayvancılığımızın geleceği adına önemli bir hatırlatmayla başlamak istiyorum. Kırmızı et arzında sürdürülebilirliği sağlayarak millî yeterliliğimizi teminat altına almayı hedefleyen Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi için son başvuru tarihi 30 Nisandır. Bizler üreterek memlekete can veren kıymetli yetiştiricilerimizin bu projeden faydalanmasını önemsiyor, üreticimizi destekleyecek her adımı sonuna kadar kıymetli buluyoruz.” dedi.”
“ Gözümüzün önünde asırlık nizamlar çatırdıyor, devletlerin şirazesi dağılıyor. Sınırların kanla, kumpasla, masabaşı haritalarla yeniden çizilmek istendiği bir mengeneden geçiyor insanlık.” diyen Kılıç; “ Bize dışarıdan medeniyet, hukuk, insan hakları masalları anlatanların asıl niyetinin bu coğrafyayı parçalayıp kendi jeopolitik hırslarına meze yapmak olduğunu çok iyi biliyoruz ama hep unuttukları, ısrarla anlamak istemedikleri bir hakikat var: Bu topraklar kendisine kefen biçenleri o kefene saranların yurdudur, bu vatan al bayrak uğruna bir ölüp bin dirilenlerin vatanıdır.
Biz bu kuşatmaları elbette yeni görmüyoruz; tarih 3 Mayıs 1944, devrin muktedirleri dışarıdan esen rüzgârlara yelken açıp Türk milliyetçiliğini o rutubetli tabutluklara sığdırarak boğacaklarını sandılar, oysa o zindanlardan bir teslimiyet değil çelikten bir irade doğdu.
Çileyle, işkenceyle sınanan ama zerre taviz vermeyen o şanlı direniş, tabutlukların kapılarını kırıp geçen ruh bugün bizim göğüs kafesimizde atıyor, bugün bu Gazi Mecliste, Milliyetçi Hareketin sarsılmaz duruşunda ete kemiğe bürünüyor. “ şeklinde konuştu.
MENZİLİMİZ CİHAN UFKUDUR
Menzillerinin cihan ufku olduğuna vurgu yapan Kılıç; “ Bizi dar kalıplara, sığ tartışmalara hapsetmek isteyenlere inat bizim menzilimiz cihan ufkudur.
Bizim Kızılelma'mız evvela bu topraklardan ihanetin kökünü kazıdığımız terörsüz Türkiye, hemen ardından da fitne ateşinin tamamen söndürüldüğü terörsüz bölgedir. Yıllarca milletimizin ocağına ateş düşüren, evlatlarımızı koparan şebekeleri ezip geçmek bizim bu millete namus borcumuzdu.
Hamdolsun, içeride ihanetin belini kırdıkça Türkiye şahlanıyor, Türkiye dik durdukça sınırlarımızın hemen dibinde kan tüccarlığı yapanların pazar tezgâhları yerle yeksan oluyor.
KERKÜK’DEN YÜKSELEN FERYADI ANKARA’NIN GÖBEĞİNDE HİSSEDİYORUZ
Bölgesini terörden arındıran, sınır ötesinde kurulan kumpasları yırtıp atan bu sarsılmaz devlet aklının gözü kulağı nerededir, biliyor musunuz? Yüreğimizin en derin sızısında, ecdat yadigârı Kerkük'te, Musul'da, Türk'ün var olduğu, nefes aldığı her yerdedir. Yıllardır türlü demografik oyunlarla, asimilasyon politikalarıyla Kerkük'ü Türk'e dar etmeye çalışanları, orada Türk'ün izini silmeye yeltenenleri çok iyi biliyoruz.
Kerkük'te boynu bükük bırakılmak istenen, asırlık yurdunda garip düşürülmeye çalışılan Türkmen gardaşlarımızın çilesini görüyor, Kerkük'ten yükselen feryadı Ankara'nın göbeğinde, yüreğimizin en derininde hissediyoruz. Şunu herkes aklına mıh gibi kazısın: Bizim milliyetçiliğimiz haritalara çizilmiş suni sınırların arasına hapsedilemez. Nerede bir Türk varsa, nerede Türkçe konuşan bir nefes, nerede zulme uğrayan, boynu bükük bir soydaşımız varsa Milliyetçi Hareket Partisinin kalbi tam da orada atmaktadır. Kerkük'ün hüznü bizim hüznümüz, Türkmeneli'nin davası bizim mukaddes davamızdır.
KERKÜK TÜRK’DÜR TÜRK KALACAK
"Kerkük Türk'tür, Türk kalacak." nidası bizim için sadece meydanlarda atılan bir slogan değil, uğruna mücadele verilecek sarsılmaz bir haykırıştır. Bizler bilge liderimizin vizyonuyla Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa edene dek durmayacağız, yorulmayacağız.
Kerkük'ten Doğu Türkistan'a kadar hiçbir kardeşimizi sahipsiz bırakmayacak, şanlı bayrağı asla yere düşürmeyeceğiz. Bu inançla, 3 Mayıs 1944'ün o çelik yürekli kahramanlarını, ömrünü bu davaya vakfeden aziz şehitlerimizi ve merhum Başbuğ'umuzu rahmetle, minnetle anıyorum. Yüreği vatan için, millet için çarpan tüm dava arkadaşlarımızın 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nü şimdiden kutluyorum” şeklinde değerlendirmelerini aktardı.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Selam nasılsınız