İLK ÇAĞIN MODERN YER ALTI YAŞAM ALANLARI TURİSTLERİN GÖZDESİ « Nevşehir Trend Haber

şişli escortşirinevler escort
SON DAKİKA
sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escorteryaman escortümraniye escortwebmaster forum

İLK ÇAĞIN MODERN YER ALTI YAŞAM ALANLARI TURİSTLERİN GÖZDESİ

Bu haber 24 Ağustos 2020 - 14:15 'de eklendi ve 375 views kez görüntülendi.

NEVŞEHİR(TREND HABER)-Kapadokya bölgesinde yumuşak tüf kayanın oyulması ile günümüzden 5 bin yıl öncesinde yer altı yaşam mekanları olarak oyulan en eski yer altı şehir yerleşim merkezlerinden biri olarak kabul edilen Kaymaklı yeraltı şehri, günümüzde yerli ve yabancı turistlerin en önemli ziyaret merkezlerinden biri haline geldi.

Kaymaklı Yer altı şehrinde 25 yıldan beri profesyonel olarak turist rehberliği yapan Mustafa Yüce,savunma amaçlı olarak ilk kez Hititler döneminden itibaren iki katlı olarak oyulmak suretiyle normal yaşam alanı olarak kazılan Kaymaklı yer altı şehrinin Frigler döneminde de savunma amaçlı olarak kazılarak genişletildiğini belirtti.

5 bin kişinin yaşayabileceği şekilde o dönemin tüm yaşamsal özelliklerinin 20 metreyi bulan derinliğe kadar ulaştığı Kaymaklı yer altı şehrinin diğer yerleşim bölgeleri ile yer altı dehlizleri ile birbirlerine bağlantılı olduğunu anlatan Profesyonel turist rehberi Yüce, Kaymaklı yer altı şehrinin özellikle Milattan Sonra 2. 3. Yüzyılda savunma amaçlı olarak Romalıların baskılarından kurtulmak isteyen İlk Hristiyanlarca nüfusları ölçeğinde yeni mekanların oyulması ile bu alandaki yer altı yaşamın daha da etkin hale geldiğini kaydetti.

Yer altı şehrinin en alt katında fakirlerin orta katlarda normal gelir düzeyi insanların ve en üst katlarda da varlıkla ailelerinin yaşamlarını sürdürmesi açısından hiyerarşik bir yaşam modelinin ortaya konulduğunu ifade eden Yüce, yer altı şehrinin İlk Hristiyanlarca savunma mekanizmasını daha da etkin hale getirmek amacıyla başlatılan genişletme çalışmalarının 10. Yüzyıla kadar devam ettiğini ifade etti.

Yer altı şehrinin giriş kısmında hayvanlar için ahır olarak kullanıldığını dile getiren Yüce,daha sonraki katlarda kilise ve mezar alanlarının diğer alt katlara doğru gidildikçe erzak depoları,barınma alanları gibi toplamda birbirlerine tüneller yardımıyla bağlı 20 bin civarında kişinin yaşadığı yer altı yaşam merkezinin oluşturulduğunu ifade etti.

İLK ÇAĞIN MİMARİ ŞAHESERİ

Kapadokya bölgesinin Türklerin eline geçmesiyle birlikte Kaymaklı yer altı şehrinin ,yöre insanlarınca üretilen ürünlerin saklandığı alanlar olarak yoğun olarak da kullanıldığını belirten Mustafa Yüce, 5 bin yıllık köklü bir tarihe tanıklık eden yer altı şehirlerinin ilk çağın dünyadaki en modern mekanları arasında yer aldığının altını çizdi.

Yüce en fazla merak edilen bu denli kazımdan sonra elde edilen enkazında bölgede savunmaya gerek duyulmayan dönemlerde de yer üzerinde yaşam hareketliliğinin artması adına yeni konutların yapımında yapı taşı olarak kullanıldığını kaydetti.

1960 lı yıllara kadar Kaymaklı yer altı şehrinin bulunduğu alanların yöre insanları tarafından üretilen ürünlerin ilk günkü tazeliği ile tüketimi için depo ve erzak deposu olarak kullanıldığını kaydeden Yüce, normalde 8 katlı olmasına rağmen,en alt düzeydeki katların çökmesiyle 4 katının ziyarete açık bulundurulduğunu ifade etti.

Kaymaklı’da yaşayan emekli Zabıta memuru Bilal Kambur’da ,küçük yaşlarda bugünkü yer altı şehrinin bulunduğu yerlerdeki oyuklardan girerek arkadaşlarıyla birlikte oylun oynadıklarını söyledi.Tüneller yardımıyla evlerden evlere geçişlerinde yapıldığını söyleyen Kambur,yöre insanlarının içi peynir dolu çömleklerinin iyi küf yaptığı için bu alanlara, ağzı pekmez toprağı olarak da bilinen balçıklı toprakla kapatılarak yer altı şehrindeki depo bölümlerine gömüldüğünü ve belirli bir sürecin geçmesinin ardından ilk günkü tazeliğini kayıp etmeden de tüketilmeye başlandığını söyledi.

1964 yılında Kaymaklı yer altı şehrinin o dönemki belediye başkanı Bekir Mermerci tarafından temizlenerek ve aydınlatılmak suretiyle turizme kazandırıldığını anlatan Kambur, yer altı şehrinin bugünlerde dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin ana gezi alanlarından birine dönüştüğünü kaydetti.